nlp eğitimi

Değişim ve gelişim köşesine hoşgeldiniz sevgili dostlar,
Bir gün 25 yaşlarında bir genç ormanda yürürken ileride yolun ikiye çatal gibi ayrıldığını görür ve tam yol ayrımına geldiğinde köşede günün sicağının etkisinden uzaklaşmak için ağacın altında oturan yaşlı bir amcaya hangi yoldan gitmeliyim diye sorar; amcada ona “Nereye gitmek istiyorsun?” diye farklı bir soruyla yanıt verir; saf bir bakışla genç “bilmiyorum ki” der; yaşlı amcada masum ve bilge bir şekilde “ozaman nereden gideceğin hiç önemli değil” diye cavap verir! Bir gün 25 yaşlarında bir genç ormanda yürürken ileride yolun ikiye çatal gibi ayrıldığını görür ve tam yol ayrımına geldiğinde köşede günün sicağının etkisinden uzaklaşmak için ağacın altında oturan yaşlı bir amcaya hangi yoldan gitmeliyim diye sorar; amcada ona “Nereye gitmek istiyorsun?” diye farklı bir soruyla yanıt verir; saf bir bakışla genç “bilmiyorum ki” der; yaşlı amcada masum ve bilge bir şekilde “ozaman nereden gideceğin hiç önemli değil” diye cavap verir!Acaba bizde yukarıdaki nereye gideceğini bilmeyen genç gibi, yaşamımızda bir çok yol ayrımlarına varıyor ve bir çok seçeneklerle karşılaşıyor ve bunları etkili bir hedef belirleme sistemimiz olmadığı için değerlendiremiyor muyuz? Büyük bir hedeften, olağanüstü bir projeden ilham aldığımızda, bütün düşüncelerimiz sınırlarını kırar.

Zihnimiz kısıtlamaları aşar, bilincimiz her yönde genişler ve kendimizi yeni, fevkalade, harika bir dünyada buluruz. İş yaşamımızda hedefler oluşturuyor muyuz? Eğer oluşturuyorsak bu hedefleri neye göre oluşturuyoruz? Oluşturduğumuz hedeflere ulaştığımızı nereden anlıyoruz? Hedeflerimizi oluştururken kendimizi sınırlıyormuyuz yada sadece hayalde kalacak hiçbir zaman gerçekleşmyecek hayaller kurarak  kendimizi anlık iyi hissetmek için kandırıyor muyuz?Her birimizin hem özel hemde iş yaşantımızda, biz farkında olsakta olmasakta birden çok hedefi vardır. Bu hedefleri ya biz belirleriz yada başkaları bizim için belirler. Bazen hedefleri kendimiz belirleriz ve bazende zorunluluklar bizi oraya sürükler. Eminim iş yaşantımızda bir çok başarı hikayesi duymuşuzdur ve bunların bir çoğu ilk başta hedefini belirlemektense ihtiyacı gören ve o ihtiyaca göre geleceğin kokusunu alarak hareket eden liderler tarafından yazılmış başarı hikayeleridir. Hedefleri belirlemenin inanılmaz büyük faydaları vardır. Sadece o hedefleri düşünmek bile zihninizde o hedefe ulaşmak için harika çözümler bulmanızı sağlar. Disneyland gibi harika eğlence merkezlerinin ve bir çok çizgi film karakterlerlerinin  yaratıcısı olan Walt Disney’i dumuşsunuzdur... Walt Disney hedeflerini belirlerken çok değişik bir yöntem izlermiş.

Bunu sizinle paylaşmak istiyoum. Hayalleri ile ünlü olan Disney, bu yöntemi büyük ofisinde yaparmış;  Ofisinin üç farklı yerinde kendisini farklı durumlara sokan özel olarak belirlediği üç farklı yeri varmış. Yeni bir hedef belirleyeceği zaman üçk farklı ofisin köşesine gidermiş. Bu köşelerden birincisinin adı Hayalci köşesi, ikincisinin adı Eylemci köşesi ve diğerinin adıda Kritik eden, Eleştiren köşesiymiş.  İlk köşeye gittiğinde sadece istediği şeyi hayal edermiş ve hiç bir sınır koymadan örnek: önümüzdeki yıl xxx tarihinde her gün bin kişinin ziyaret ettiği bir eğlence merkezi açıyorum.  Neler istediğini tüm detaylarıyla yazarmış. Onları büyük resimlerle veya film gibi zihninde yaşarmış.Ardından o hayalpereset durumdan çıkarmış ve odanın diğer bölümünde olan Eylemci koşesine gider ve oradan elinde kağıt kalemle neler yapması gerektiğini düşünürmüş örnek: sabah daha erken kalkıcam, iki saat daha fazla çalışıcam, xxxx kredi alıcam, arkadaşlarımla her hafta eğlenceye gitmiyicem vs... ödeyeceği bedeli ve eylem adımlarını belirlermiş. Daha sonar krtik eden yani eleştiren köşeye gidermiş. Kritik eden köşeden bir hayale birde eyleme dışarıdan bakar ve sanki projeye yada hedefe dışarıdan bakan biri gibi değerlendirirmiş. Değerlendirmesine göre eğer eylemler hedefi karşılayacak yeterlilikte değilse  tekrar eylemcinin oraya gider ve eylemci durumundan bakarak eylemleri arttıracak birşeyler yapabilirmiyimi sorgularmış, eğer arttıramıyorsa ozaman hayal pereste gider ve hedefte oynamalar yaparmış; örnek: bir yılda değil bu hedefe birbuçuk yılda uşlaşabiliriz vs...  ve ihtiyacı olduğu kadar o durumlar arasında gider gelirmiş. En son kritik eden taraftan onay gelinceye kadar hayalperest ile eylemci arasında zihin ve durum cimnastiğiyle hedefini şekillendirirmiş. Kendini tanımak, düşünüp taşınarak değil, eylemle öğrenilir.

Evet sizde bugüne kadar diğerlerinin garip görmesinden dolayı çöpe attığınız hayallerinizi sınırsızca geliştirebilir, ödeyebileceğiniz bedelin eylemlerini belirleyebilir ve kendinizi duygularınızdan ayırararak mantıklı ve dışarıdan kritik edilmiş  ayakları yere basan bir hedef haline dönüştürebilirsiniz. Tabi küçük yaşlardan beri bize bir çok konuda hayal kurmamamızı, hayal perest olmamazı yada çevremizdeki kişilerin dünya modellerine uymayan fikirleri dile getirmemezi telkin ettiler. Ama artık bunu değiştirmenin ve o harika hayallerinizi mantıklı eylemlerle destekleyerek hayata geçirmenin zamanı geldi.Elbette burada yüzeysel isteklerden bahsetmediğimizi çok iyi algıladığınızı düşünüyorum. Çünkü yaşamımız isteklerimizle değil beklentilerimizle şekillenir. Özgür insanın tarihi asla şansla yazılmaz, Seçimle – bizlerin seçimleriyle – yazılır.Hedef belirlerken dikkat edilmesi gereken hedefin zamanın belli olması, net ve belirgin olması, ulaşılabilir olması ve ölçülebilir olmasıdır. Ayrıca şimdiki zamanda sanki şu anda oluyormuş gibi yazılması çok önemlidir.  Özellikle hedeflerin yazılmasını yani not alınmasını şöyle bir metaforla anlatmak isterim: Oynadığınız bir oyunu düşünün; örnek olarak tenis yada futbolu ele alalım. Hakemin olduğu ve skor tutulan bir oyundamı daha iyi oynardınız yoksa herhangi bir şekilde rastgele oynanan ve skor tutulmayan bir oyunda mı? Sonucun önemli olmadığı yada tutulmadığı bir oyunmu; yoksa bir hedefin olduğu ve sonucun önemli olduğu bir oyunmu oynaması daha zevkli olurdu. Öyleyse hadi bakalım şimdi sıra sizde!Örnek olarak: Şu anda 2010 haziran ayında şirketimde masamda oturuyorum ve masama asistanım bu yılki ihracat rakamlarını getiriyor ve şöyle diyor; “ Bu yıl bir milyon dolarlık ihracat yapmışız.” Ve yeni bir toplantıyla hedeflerimizi arttırma konusunda konuşuyoruz.Bu hedefleri çok güzel bir kağıda güzel bir kalemle yazmanın harika etkisi olacaktır. Sadece bu konu için çok şık bir defter ve kalem almanızı öneririm. Hatta özel yaşamınız ile ilgilide hedefler koyabilir ve onlarıda yazabilirsiniz.  Örnek:  Şu anda eylül 2009 ve ben haftada 5 gün spor yapıyor, yediklerime dikkat ediyorum ve sağlıklıyım. Ardından bu hedeflere NEDEN ulaşmak istediğinizi yazmanız çok önemli. Yani neden xxx kadar ihracat yapmak istiyorsunuz? Yada neden sağlıklı olmak istiyorsunuz?  Neden mi? Nedeni belli dediğinizi duyar gibiyim! Daha önce birşeyi hedefleiyip ona ulaştığınızda “ ee bumuydu?” dediğiniz hiç oldumu? Bunun olmaması ve sürekli gelişim olabilmesi için hedefi belirlerken nedenini bilmemiz çok önemli. Örnek: xxx kadar ihracat yaptığımda sabit gidrlerimin cirom üzerindeki etkisi daha azalacak ve kar oranım artacak. Bu olduğunda rahat ve huzurlu hissedeceğim. Yada maaşlarımı çok rahat ödiyeceğim veya xxx değerinde bir fabrika satın alacağım.  Örnek: Sağlıklı olduğumda kendimi daha iyi hissedeceğim, daha enerjik olacağım hatta daha erken kalkabileceğim gibi. Son olarakta hedefe ulaştığınızı nereden anlayacağınızı belirlemeniz önemli.  Bir çok hedefinize bugüne kadar ulaşmış olabilirsiniz ama hala kendinizi başarısız hissediyor yada tatmin olmamış hissediyor olabilirsiniz. İçinizdeki isyancı sizi sürekli rahatsız ediyor olabilir. Bunun nedeni hedefinize ulaştığınızda ne olacağını ve ne yapıyor olacağınızı ve bunu nasıl anlayacağınızı baştan şekillendirmemiş olmanızdır. Yani hedefinize ulaştığınızda neyi görüyor olacaksınız, nerede olacaksınız, kimlerle ve ne yapıyor olacaksınız? Bunu baştan belirlerseniz bilinçli ve bilinçdışı düzeyde hedefinize ulaştığınızı deneyimler ve yeni hedefler belirlemenin duygusal hazırlığını tamamlamış olursunuz.  Örnek: Bu hedefe ulaştığımda devletten xxx kadar ihracat destek teşvikleri alıyor olacağım. Yada Örnek: Bu hedefe ulaştığımı 5 km yi rahatlıkla zorlanmadan koşabilme özgürlüğüne sahip olabildiğimde veya sabah erkenden kalkabildiğimde anlayacağım. Hatırlayın, Stratejileriyle ünlü IBM şirketinin yaratıcıları bile ilk şirketi kurarken biz yirmi yıl sonra IBM’i nerede görmek istiyoruz diye yola koyulmuşlar.  İlk yönetim kurulu ve icra kurulu toplantılarında, bildiğimiz duvar kaplamasında kullanılan rulo kağıtlarını yere serip beyin fırtınası yaparak üzerlerine yıllık hedeflerini ve eylem planlarını yazmışlar.  Bir gemi doğuya, diğeri batıya yelken açar esen aynı rüzgarla; fırtınanın değil, yelkenlerin yönüdür yolumuzu belirleyen.

Yazgının yolu, yaşam yolculuğunda denizin yönüne benzer;
Dinginlik ya da kavga değil; Arzuların idaresi belirler hedefleri. Hadi sıra sizde bu yazıyı okuyup “evet güzel yazıymış”  yada doğru ama onlar IBM yada Disney demeyin veya ben zaten hedeflerimi biliyorum yada hedeflerim zihnimde diye düşünmeyin; Lütfen  sizde şimdi eyleme geçerek hedeflerinizi belirleyin ve hedeflerinizin sizi desteklemesine ve size işinize tutkuyla sarılmanızza fırsat vermesine izin verin.  

Unutmayın: Bilmek ve yapmamak Bilmemektir, Yada Anlamak ve uygulamamak aslında anlamamaktır. Bir şeyi gerçekten bilmek yada anlamak istiyorsanız onu uygulamalı yada yapmalısınız!

Sevgi ve Saygılarımla
Metin ÇınaroğluYaşam
Yönetici Koçu & Yazar

 
< Önceki   Sonraki >
 

Sözler

İnsan seçimlerinin ürünüdür;Değişebilirsiniz çünkü seçebilirsiniz,Seçebilirsiniz öyleyse özgürsünüz!

Metin Çınaroğlu